Dışişleri Bakanı Fidan, Gazze konusunda TBMM Genel Kurulunu bilgilendirdi: (3)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'de işlenen vahşetin insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçtiğini belirterek, "Ülkemiz, Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan soykırım davasına müdahil olan sadece 13 ülkeden birisidir." dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze'de işlenen vahşetin insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçtiğini belirterek, "Ülkemiz, Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan soykırım davasına müdahil olan sadece 13 ülkeden birisidir." dedi.
Bakan Fidan, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına uyguladığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgedeki güncel durumu görüşmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında olağanüstü toplanan TBMM Genel Kuruluna bilgi verdi.
Fidan, Türkiye'nin diplomatik alanda da ön saflarda olduğuna işaret ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı'mız (Recep Tayyip Erdoğan) bu konuda (Filistin) küresel ve bölgesel düzeyde yürüttüğü diplomasi ile meseleyi tüm muhataplarıyla ele almıştır ve ele almaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl hatırlayacaksınız BM Genel Kurulu'nda Filistin üzerine yaptığı tarihi konuşma insanlık vicdanını harekete geçiren bir manifesto niteliği taşımıştır." ifadesini kullandı.
Çok taraflı platformlarda sürdürülen yoğun diplomasi trafiği ile Türkiye'nin farklı uluslararası yapılarda etkin bir rol üstlendiğini belirten Fidan, şöyle devam etti:
"BM, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi gibi uluslararası kuruluşlarla ortak çalışmalar yürüttük. Filistin'e güçlü desteğimizi göstermek maksadıyla İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi temas grubuna 7 ülkeyle birlikte öncülük ettik. İki devletli çözüm çalışma grubuna İrlanda ile eş başkanlık yaptık. Sayın TBMM Başkanı'mızın girişimleri ve Sayın Cumhurbaşkanı'mızın iştirakleri ile Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu Toplantısı'nı 18 Nisan 2025'te İstanbul'da düzenledik."
- "Öncülük ettiğimiz girişimler, birçok ülkenin Filistin'i tanıma kararı almasında önemli rol oynamıştır"
Bakan Fidan, İsrail'e silah transferinin durdurulmasının öneminin iyice belirgin hale geldiğine işaret ederek, "Bu çerçevede, İsrail'in savaş makinesini besleyen silah ve mühimmat tedarikinin durdurulması çağrısıyla, 52 ülkenin katılımıyla BM nezdinde önemli bir uluslararası girişime imza attık." dedi.
Tüm bu adımları atarken devam eden ateşkes müzakerelerinde gerek istihbarat diplomasisi gerek açık diplomasi olmak üzere önemli roller üstlenildiğini belirten Fidan, "Taraflarla görüşmelerimizi sürdürerek kalıcı barış yolunda bir an evvel ateşkesin tesis edilmesini kolaylaştıracak adımları atma gayreti içinde olduk." diye konuştu.
Fidan, Gazze'deki acı tabloya rağmen Türkiye'nin zulme karşı duruşu ve çabaları sayesinde İsrail'e önceden destek veren ülkelerin iki devletli çözüm fikrini benimsemeye başladığına dikkati çekerek şunları söyledi:
"Öncülük ettiğimiz ve aktif olarak yer aldığımız bu girişimler birçok ülkenin Filistin'i tanıma kararı almasında da önemli bir rol oynamıştır. Nitekim İngiltere, Fransa, Kanada, Malta, Yeni Zelanda, Portekiz ve Avustralya'nın da aralarında bulunduğu ülkeler Filistin devletini eylül ayında tanıma niyetlerini duyurmuşlardır. Bu, Filistin meselesinde uluslararası diplomasi açısından tarihi bir kırılmadır. Bu ülkelerin Gazze'deki insani felaketin artık son bulması taleplerini yüksek sesle dillendirmeye başlaması geç kalınmış fakat oldukça değerli bir adımdır."
Fidan, Türkiye'nin gayretleri sayesinde İsrail'in yıllardır "zihinlerde inşa ettiği sahte meşruiyet zemininin artık çöktüğünü, kurduğu illüzyon perdesinin nihayet indiğini" vurgulayarak, "Yaşanan vahşetin büyüklüğü karşısında maske düşmüş, Batı kamuoyları ilk kez gerçek bir vicdan muhasebesine mecbur kalmıştır. Bugün itibarıyla yaklaşık 150 ülke Filistin'i tanımış durumdadır. İslam dünyasının yanı sıra İspanya, İrlanda ve Slovenya gibi Avrupalı fikirdaş ülkelerle yakın temaslarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.
- "İsrail'in işlediği suçların cezasız kalmamasına da önem atfediyoruz"
Filistin meselesinin ele alındığı bu yıl içinde yapılan toplantıların önemine işaret eden Fidan, şöyle konuştu:
"3 gün önce Dublin'de AB dönem başkanlığını devralacak olan İrlanda ile bu meseleleri etraflıca istişare ettik. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi dönem başkanlığımız kapsamında Filistin konusunu öne çıkardık. Dışişleri Bakanları Konseyi'ni 25 Ağustos'ta bildiğiniz gibi Cidde'de olağanüstü toplantıya çağırdık. Başkanlık ettiğimiz bu toplantıda İslam dünyası olarak tek bir yürek halinde nasıl ortak bir duruş sergileyeceğimizi ve uluslararası toplumu nasıl acilen harekete geçirebileceğimizi detaylarıyla ele aldık."
Fidan, şimdi en büyük görevin Filistin'in tanınması yolunda oluşan bu tarihi ivmeyi sürdürmek ve daha da büyütmek olduğunu vurgulayarak, "Diğer yandan İsrail'in işlediği suçların cezasız kalmamasına da önem atfediyoruz. 8 Ağustos 2024'te Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına müdahil olmak için başvuruda bulunduk. Ülkemiz, Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan soykırım davasına müdahil olan sadece 13 ülkeden birisidir." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarına dair istişare görüş sürecine de aktif olarak katıldığını belirten Fidan, "İsrail'in BM ve diğer uluslararası kuruluşlara karşı hukuki sorumluluklarıyla ilgili sürece önemli katkılar sağladık. Filistin mültecilerine kritik yardımlar sağlayan UNRWA'nın Ankara'da ofis açması için 21 Haziran 2025'te bir anlaşma imzaladık." dedi.
- "İsrail, uluslararası toplumda tecrit edilmeye başlanmıştır"
Fidan, İsrail'in nihai hedefinin Gazze'yi yaşanamaz hale getirmek, Filistinlileri vatanlarından zorla söküp atmak olduğunu ifade ederek, "Son operasyon kararıyla birlikte Kuzey Gazze'deki 1 milyon kişinin zorla güneye göç ettirilmesi, Gazzelilerin dar ve küçük bir bölgede sıkıştırılması ve nihayetinde bölgeden ayrılmalarının sağlanması hedeflenmektedir. Yasa dışı yerleşimcilerin daha şimdiden Gazze'deki topraklara yerleşmeye hazırlandığını görüyoruz." diye konuştu.
Batılı ülkelerde İsrail'in soykırımına karşı büyüyen bir kamuoyu tepkisi bulunduğuna dikkati çeken Fidan, "Artık hükümetler daha önce olduğu gibi bunu görmezden gelememekteler. İsrail, uluslararası toplumda tecrit edilmeye başlanmıştır. Bu tepkilerin daha da kolektif bir nitelik kazanması önem taşımakta. Bu çerçevede İsrail'e ticaretin kesilmesi, İsrail'in BM Kurulu çalışmalarına katılımının tamamıyla askıya alınması, İsrail'e silah ve mühimmat sevkiyatının sona erdirilmesi, İsrail'in uluslararası toplumdan tecrit edilmesi konularında benzer düşünen ülkelerle beraber adımlar atmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Fidan, İsrail'in, Filistin'de durdurulamaz, uluslararası hukuka riayet etmeyen tavrına devam etmesi halinde ortaya çıkacak bölgesel ve küresel sonuçlara işaret ederek, "Bu nedenle bölgemizde gerilimi düşürerek barış çabalarını ilerletmek için önde gelen aktörlerle temaslarımızı sürdüreceğiz. Bizim asıl hedefimiz, 'bölgesel sorunlara bölgesel çözümler' ilkesiyle hareket ederek Orta Doğu'da barış ve istikrar havzası oluşturmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Gazze'de tesis edilecek bir ateşkesin bölgedeki gerilimleri düşüreceğini söyleyen Fidan, "Bu nedenle buradan açıkça uyarıyoruz. Bugün karşımızda bölgeyi ateşe atmaya yemin etmiş bir İsrail var. Büyük İsrail hayali bölge için bir felaket reçetesidir. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümeti dizginlenmediği takdirde Orta Doğu huzur bulmayacaktır. Sürekli çatışma ve istikrarsızlık, Netanyahu hükümetinin çarpık emelleri dışında bölgedeki hiçbir ülkeye İsrail dahil fayda sağlamamaktadır." dedi.
- "Filistinlilerin İsrail ordusuna karşı sürdürdüğü direniş asla unutulmayacaktır"
Bakan Fidan, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması temelinde tesis edilecek iki devletli çözümün tek yol olduğunu belirterek, "Bölgemizde barış, istikrar, güvenlik ve refahı temin edecek başka bir seçenek de görünmemektedir. Bunun için Filistinli grupların, bölge ülkelerinin, İslam ülkelerinin ve Batı ülkelerinin arasında fikir birliği ve uyumu sağlanması gerekmekte. Bu yönde yoğun çabalarımızı da sürdürmekteyiz." diye konuştu.
İsrail'i destekleyen ülkelerin kamuoylarının da harekete geçirilmesinin önem arz ettiğini söyleyen Fidan, şunları kaydetti:
"Bu çerçevede siyasi partilerimizin bu ülkelerdeki muhataplarıyla sıkı temas halinde olmalarının da faydalı olduğunu değerlendiriyoruz. Tüm siyasi partilerin bu konudaki desteği önemli. Parlamenter diplomasi çerçevesinde siz değerli vekillerimizin temaslarını gerçekten çok kıymetli buluyoruz. Yüce Meclisimizdeki farklı siyasi görüşlere rağmen Filistin davasının partiler üstü bir nitelik taşımasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Meclisimizdeki tüm siyasi partilerimizin de desteğiyle şiddet sarmalına son vermek ve bölgemize barışı getirmek için çalışıyoruz."
Fidan, Gazze'de işlenen vahşetin insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçtiğini belirterek, "Filistinlilerin İsrail ordusuna karşı sürdürdüğü direniş asla unutulmayacaktır. Ancak en büyük direniş şimdi başlamaktadır. Belki bu kan hemen durmayacaktır ancak eminiz ki bu kutlu direniş tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır. Unutulmamalıdır ki zulüm ile abad olunmaz ve her zalim nihayetinde kendi sonunu hazırlar." diye konuştu.
Bakan Fidan, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde adaletin ve vicdanın gür sesi olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Türkiye olarak, daha adil bir düzenin inşası için yol gösteren kutup yıldızı olmayı sürdüreceğiz. Bundan sonra da mazlumun umudu, zalimin hasmı olmaya devam edeceğiz." dedi.
(Bitti)
Anadolu Ajansı ve DHA tarafından geçilen tüm Ankara haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Ankara Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.