Çirkin, acımasız, sevimsiz, korkunç bir çağdan geçerken, her gün tuhaf olaylar yaşıyor, duyuyor, görüyoruz. Yüreklerimiz paramparça. Ama mevzu çocuklar olunca daha da işin içinden çıkamıyor, üstüne üstlük kalbimizin en uç köşesinden yaralanıyoruz.
Ve her defasında da "Nasıl olur, nasıl olabilir?" diye diye derin bir girdabın içine doğru sürükleniyoruz.
Anne değilim, çocuğum yok; ancak çocukların yaşadığı olayları, travmaları düşündükçe delirecek gibi oluyorum. Anne ve baba kavgasının içinde kalan, hatta çocuklarını sırf çıkarları uğruna kullanan kadın ve adamı düşündükçe çıldıracak gibi olurken, Narinlerin, Ahmet Mattia Minguzzi'lerin başına gelenler yüzünden nefes alamıyorum.
Narin olayı çözülmemişken, aklımız, kafamız bu mevzuyu almamışken şimdi de, Ahmet Mattia Minguzzi mevzusundan çıkamıyorum hatta çıkamıyoruz. 14 yaşında hayatının baharında, pırıl pırıl bir çocuk yitip gitti. Hem de bir çocuk yüzünden. Neden sokağa atılmış, ilgilenilmemiş bir anne ve babanın küçük bir çocuğu yüzünden.
Sokaklarda o kadar çok çocuk var ki, böyle.
Ahmet Mattia Minguzzi olayını günlerdir izliyorum, bakıyorum, yeri geliyor bakamıyorum, düşünemiyorum, konuşamıyorum üzerinde durmamaya çalışıyorum ama yok olmuyor. Çünkü tam da üzerinde durmamız gereken bir konunun en göbeğindeyiz aslında. Yok sayamıyoruz, susamıyoruz, içimiz almıyor. Ahmet'in annesi, Yasemin Minguzzi, "Hepinizin çocukları benim çocuklarım kollarım hepsine açık" diye yaptığı paylaşım ile bizi daha da derin kuyulara sürükledi.
Dünyayı çocuklarımız kurtaracak. Lütfen onlara iyi davranın. Lütfen çocuklarınızı sevgi ile yetiştirin.
Bakın ben çok zorluklarla çocukluk yıllarını geçirmiş bir yetişkinim. Fakat, anne ve baba sevgisi ile büyüdüm. Evet bizimkiler de tipik bir Türk ailesiydi ve bol bol da kavga ederlerdi. Hatta bazen hiç durmadan kavga vardı bizim evimizdi. Fakat fazlasıyla da "Sevgi" vardı.
Unutmayın, sevginin olduğu yerde kötü hiçbir şey yeşermez. Sevgi her ulaşılmaz noktaya bile ulaşır. Lütfen çocuklarınıza sevgi verin. Evet veremeyecekseniz de, dünyaya getirmeyin!!!
***
Ünlüler ve aileleri
Uzun zamandır gündemde Özcan Deniz ve ailesi var. Hoş olmayan açıklamalar ile gündemdeki yerini koruyor.
Önceki gün Özcan Deniz, dizi setinde kalp spazmı geçirdi; sırf annesi Kadriye Deniz'in yaptığı açıklamalar yüzünden. Oysa ki, anne dediğin evin önemli mihenk taşıdır. Çocuklarını bir arada tutan, koruyan kollayandır. Bir anne çıkıp ekrana çocukları hakkında konuşmaz.
Fakat yıllardır bu konuyu gözlemleyen, takip eden bir haberci olarak görüyorum ki, Kadriye Deniz sürekli konuşuyor. Sürekli Özcan Deniz'i suçluyor.
Sırf o değil tabii evin diğer fertleri de öyle. Mesela kardeşleri de.
Peki Özcan Deniz ünlü olmasaydı biz tanır mıydık bu aileyi?
Belki tanırdık o da, gündüz kuşaklarına katılır dertlerini orada anlatırlardır ama bu kadar konuşmaz, tanımazdık.
Yıllardır, ünlülerin ailelerinin bu sektörden uzak durması gerektiğini düşünenlerdenim. Keza bir ünlünün annesi, babası, karısı, kocası, kardeşi işin içine girerse hep bir sıkıntı çıkar. Ki bunun çok fazla örnekleri var magazinin tozlu raflarında. Arşivlere bakmanız yeterli.
Ve daha bir ünlüyü görmedik ki, ailesi ile bu sektörde çalışıp başarılı olsun, mutlu mesut ilerlesin. Yok arkadaş yok. Belki binde bir!!!
O yüzdendir ki, ailede tek ünlü olur. Ve ailenin diğer fertleri de işe karıştırılmaz. Ben bunu bilir, bunu söylerim... Nokta!!!