Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Ayşe Özek Karasu Putin'in adamı Kirill Dmitriyev, Trump'a neler fısıldadı
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Ukrayna ateşkes pazarlığı sürecinde Donald Trump ile Volodimir Zelenski’nin aynı frekansta konuşmadıkları kesin. Trump, Biden döneminde Ukrayna’ya akıtılan on milyarları “fazlasıyla” geri alacağı “maden ve mineraller” anlaşmasına bitmiş gözüyle bakıyor. Trump’la bugünkü görüşme için kendini zorla davet ettirmiş izlenimi veren Zelenski ise “Ukrayna’nın mineral zenginliğine karşılık ABD’nin garantörlüğünü netleştirmek üzere Washington’a gideceğini” söylüyor. Ateşkes sonrası Rusya’ya karşı caydırıcı Amerikan askeri gücünü garantilemek istiyor.

        Trump imza aşamasına gelmiş, Zelenski’ye göre ise müzakerelerin ucu açık!

        Trump’ın iş modelinde bir numara savaşı durdurmak, iki numara bundan sonra Ukrayna’ya hiç para vermemek, maden anlaşması sayesinde verdikleri parayı geri almak, hem de artısıyla geri almak. Trump “Güvenlik garantisi de verecek değilim. Bu işe Avrupa bakacak… Kapı komşuları” diyor. Taslak metinde garantörlük anlamına gelmeyecek şu muğlak ifade var: “ABD, Ukrayna’nın kalıcı barış için gerekli olan güvenlik garantilerini temin çabalarını destekler…”

        İngiltere Başbakanı Keir Starmer dün Washington’da, güvenlik garantileri için ikna etmeye çalıştıysa da Trump, Putin’i uzun zamandır tanıdığını ve sözüne güvendiğini söyledi. İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya barış gücü gönderme önerisinde bulundu, ancak Rusya’nın ihlal girişimlerine karşı ABD güvencesiyle ateşkes istiyorlar. Moskova, Avrupa gücüne karşı çıkıyor.

        Savaşı sadece Putin’i muhatap alarak bitirme iradesi gösteren Trump, son dönemde Zelenski’yi çok hırpaladı; seçime gitmediği için diktatör olmakla suçladı, yüzüne karşı “Bu savaşı üç yıl önce bitirmeliydin. Hiç başlamamalıydın” dedi. Ama Oval Ofis’te Starmer’ı ağırlarken “diktatör” sorusu üzerine “Sahiden dedim mi bunu, inanamıyorum” diye işi şakaya vurdu.

        Trump ve Zelenski geçen eylülde NewYork görüşmesinde
        Trump ve Zelenski geçen eylülde NewYork görüşmesinde

        Moskova’daki kaynaklara göre Trump’ın zihnine bu fikirleri aşılayan perde arkasında bir figür var: Putin’in varlık fonunu yöneten Kirill Dmitriyev. Resmi görevi Doğrudan Yatırım Fonu başkanlığı ama aile ilişkileri bakımından hem Putin, hem de Trump’a yakın mesafede; Trump’ın damadı Jared Kushner’in uzun zamandır iş ortağı ve Putin’in küçük kızı Katerina’nın kankası Natalya Popova ile evli. Putin’in çevresine direkt erişimi var, neredeyse aile üyesi sayılıyor.

        Bu vasıflarıyla Putin ile Trump hattında en önemli aracı Dmitriyev. İki lider yeni dönemde telefonda bir kez konuştu, Avrupa’yı sallamaya yetti. Ancak kapalı kapıların ardında Dmitriyev – Kushner kanalı üzerinden yoğun bir haberleşme trafiği yaşandığı söyleniyor. Bu trafiğin merkezinde Ukrayna’nın bulunduğunu söylemeye gerek yok. Dmitriyev’in bir özelliği Kiev doğumlu olması.

        RİYAD’DAKİ KİLİT ADAM

        ABD’de başkanlık seçiminden çok önce Trump ile Putin arasında mesaj alışverişini yürütmeye başlamıştı Kirill Dmitriyev. Rus ve Amerikan heyetleri arasında Riyad’da yapılan ilk görüşmenin de merkez figürüydü.

        Kirill Dmitriyev, Riyad'daki görüşmeler sırasında medya karşısına çıktı
        Kirill Dmitriyev, Riyad'daki görüşmeler sırasında medya karşısına çıktı

        Bu pozisyona nasıl geldiğini anlamak için kısa özgeçmişine bakmak lazım. Dmitriyev 1975’te dünyaya geldiğinde Kiev henüz Sovyet cumhuriyeti Ukrayna’nın başkenti; okul çağında ABD’ye göç ediyor. Yani bağımsızlık döneminde Kiev’e hiç ayak basmamış ama Amerikalı muhataplarıyla görüşmelerinde uzman tavrı takınıyor, “Ukrayna’ya dair her şeyi bilirim, orada doğdum” diyor. 1990’ları ABD’de geçiren Dmitriyev, Stanford Üniversitesi’nden mezun oluyor, Goldman Sachs ve McKinsey’de çalışıyor. Harvard İşletme Fakültesi’nde yüksek lisans yapıyor, yani Trump ve Kushner ile aynı dili konuşuyor.

        Sonra Rusya’ya dönüyor ve Ukraynalı oligark Viktor Pinçuk’un yatırım fonunu yönetmeye başlıyor. Pinçuk aynı zamanda eski Ukrayna Devlet Başkanı Leonid Kuçma’nın damadı. Dmitriyev herhangi bir başkanın damadı değil ama yakın bir statü edinmeyi başarıyor. Moskova’da dolaşan dedikoduya göre Dmitriyev’in karısı Natalya, Putin’in kızı Katerina Tikhonova ile okul yıllarından tanışıyor ama nedense sonradan sıkı fıkı oluyorlar. Katerina birçok bilim kurumunu yönetiyor, bunlardan birinde Natalya başkan yardımcısı. Davos’a birlikte gidiyorlar.

        2011’de Kirill Dmitriyev, Putin’in kasası Doğrudan Yatırım Fonu’nun başına geçiyor ve dış yatırım arayışında Suudi Arabistan makamlarıyla yakın ilişkiler kuruyor, Kral Abdülaziz nişanıyla onurlandırılıyor. Riyad’daki ticari faaliyetleri sırasında tanıştığı Jared Kushner, Amerika’daki en önemli bağlantısı haline geliyor. Kremlin’e yakın kaynaklarına göre Dmitriyev kendisini Kushner’in Rus muadili olarak görüyor.

        Trump başkan adaylığı sırasında Putin ile hiç doğrudan görüşmüyor ama iki ailenin ağzı sıkı “gençleri” üzerinden mesaj alışverişi yürüyor. Putin ile Trump’ın telefon görüşmesini organize eden ve heyetler arası ilk müzakere yeri olarak Suudi Arabistan’ı seçen de Dmitriyev-Kushner ikilisi. Rusya’da, esrar bulundurmaktan 14 yıldır hapis yatan Amerikalı Marc Fogel de Dmitriyev’in arabuluculuğuyla serbest bırakılmış.

        Görünen o ki, Putin’in aklında fikrinde ne varsa Dmitriyev kanalıyla Trump’a iletiliyor.

        “İSTANBUL’DA ANLAŞMAYA YANAŞMADI”

        Rusya’nın Ukrayna’ya karşı propagandasında iki motif öne çıkıyor, Trump her iki retoriği de benimsemiş görünüyor.

        Bir: Zelenski, seçime gitmediği için meşru devlet başkanı değil! Aslında Kremlin de gayet iyi biliyor ki, Anayasa Mahkemesi savaş halinde seçim yapılamayacağına karar verdi. Gerçi hukuka uygun ama ne kadar demokratik, orası tartışılır. Çünkü 2024 Mart ayında yapılması gereken başkanlık seçimi için hem ABD, hem de Avrupa’dan telkinler gelmiş, Zelenski ise yurt dışındaki 7 milyon mülteciyle, cephedeki askerleri ve seçimin maliyetini öne sürerek yan çizmişti. Bu arada Zelenski’nin halk arasındaki onayı düştükçe düştü.

        Şimdi Trump, Moskova’nın da telkinleriyle Zelenski’nin altı yıldır devam eden başkanlığını gayrimeşru sayıyor. Riyad’daki görüşmelerin ardından Fox News’un verdiği habere göre ABD planı şöyleydi: Önce ateşkes, ardından Ukrayna’da seçimlere gidilmesi ve nihayetinde barış anlaşmasının imzalanması. Fakat Putin’in tercih edeceği bir yol haritası değil, çünkü Ukrayna’da seçim yapıldığı takdirde yeni başkan – Zelenski veya başka biri – güçlü ve meşru lider olarak barış masasını zorlayacak.

        Zelenski 2019'da seçildikten sonra ilk iş Başkan Trump'la görüşmüştü
        Zelenski 2019'da seçildikten sonra ilk iş Başkan Trump'la görüşmüştü

        İki: Putin’in sıkça dile getirdiği ve Dmitriyev kanalıyla Trump’a ilettiği diğer mesele, Rusya ile Ukrayna’nın hemen işgal sonrası Mart 2022’deki İstanbul müzakerelerinde anlaşmaya çok yaklaştığı, ancak Zelenski yüzünden bu fırsatın kaçırıldığı şeklinde. Trump bu yüzden “Üç yıl önce savaşı bitirmeliydin” diyor.

        O görüşmelerde Moskova, Ukrayna silahlı kuvvetlerinde küçülmeye gidilmesini, işgal edilen bölgelerdeki Rus varlığının tanımasını ve Stepan Bandera gibi aşırı sağcı milliyetçilere ait anıtların kaldırılarak Nazi geçmişinin temizlenmesini talep etmişti. Kiev ise talepleri reddetti, Biden yönetimi ve Avrupa’nın gazıyla Zelenski savaşı sürdürdü. Rusya’ya yaptırım üstüne yaptırım, Ukrayna’ya milyarlar ve silah yardımları neticesinde herkes bezdi ama iş işten geçmişti. Şimdi Ukrayna’nın aldığı yardımları doğal kaynaklarıyla geri ödeme aşamasına geldi.

        DOĞAL KAYNAKLAR GARANTİ SAYILIR MI?

        Ukrayna’nın askeri yardımların sürdürülmesine karşılık petrol, gaz, kömür ve nadir toprak elementlerini kullanıma açma önerisi ilk Zelenski’den gelmiş, Washington ise hemen 500 milyar dolarlık gelir hesabı çıkarmıştı. Üstelik geleceğe dönük teminat değil, geçmişteki yardımların tazminatıydı akıllardaki. Kiev’den “Bu sömürgeciliktir” sesleri yükseldikten sonra ABD faturayı geri çekti. Hazırlanan anlaşmaya göre bir Ukrayna-ABD fonu kurulacak, Ukrayna gelecekteki hammadde gelirinin yarısını fona ödeyecek, ABD belli bir miktar katkıda bulunacak. Fondaki para, maden kaynaklarının geliştirilmesi ve çıkarılmasında kullanılacak, elde edilecek kâr Ukrayna’nın yeniden inşasına yatırılacak.

        ABD 500 milyar dolardan vazgeçtiği için rahat nefes alan Zelenski, doğal kaynaklar anlaşması sayesinde Trump ile kaynaşma umudunda. Güvenlik garantileri konusunda ısrarlı ama ABD’nin kaynaklardaki payı nedeniyle ekonomik çıkarları için olası Rus saldırganlığına karşı Ukrayna’yı korumaya devam edeceği görüşünde.

        Nitekim Trump, mineral anlaşmasını dolaylı güvenlik garantisi görüyor; “Ukrayna için büyük anlaşma. Biz oraya gidip çalışmaya başlayınca kimse yaklaşamaz, otomatik garanti olur” diyor.

        Ukrayna'da, titanyum çıkarılan ilmenit madeni
        Ukrayna'da, titanyum çıkarılan ilmenit madeni

        Bu aşamada Putin de Trump’la kendi hammadde anlaşmasını yapmak istiyor; Rusya’nın Ukrayna’dan daha fazla doğal kaynağa sahip olduğunu, nadir toprak elementlerini erişime açmaya hazır olduğunu söyledi. Bu kaynakların bir kısmı, Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarında.

        Trump’a şu sinyali veriyor Putin; Moskova, ABD’nin sırtındaki yükün bir kısmını üstlenmeye ve Ukrayna’nın yeniden imarına katkıda bulunmaya hazır. Ancak bunun savaş tazminatı olarak anlaşılmaması gerekiyor, çünkü sadece yenilgiye uğrayan taraf bu tür ödemeler yapmakla mükelleftir – Rusya ise yenilmemiştir! Batı, yaptırımları ve Rus malvarlıkları üzerindeki dondurma kararını kaldırmalıdır ki, bu paralar savaşta hasar gören altyapının imarında kullanılabilsin!

        Rus muhalefet kaynaklarına göre Putin serbest bırakılan paraları Ukrayna’nın doğu bölgelerinin yeniden imarında kullanacak. Çünkü savaşta en fazla hasar gören o bölgeler barış anlaşmasından sonra büyük ihtimalle Putin’in kontrolünde kalacak.