Trump’ın gümrük salvoları küresel ticaretin ufkunu kararttı, Avrupa ve Çin misilleme hesapları yapıyor. Beri yanda kaos senaryoları ve piyasalardaki durumun ciddiyetine rağmen Trump’ın ek gümrük vergi oranlarını hesaplama formülüyle dalga geçiliyor. Öyle bir formül ki, ABD’ye kaliteli pırlanta ve Amerikan markasının deniz aşırı imalat jean’lerini satmaktan başka günahı olmayan Lesotho yüzde 50 gümrük vergisiyle listenin en üst tarifesini yiyor.
Atlas Okyanusu’nda Kanada açıklarında konuşlandığını öğrendiğimiz Saint-Pierre ve Miquelon takımadalarına da yüzde 50 gümrük vergisi geliyor. Adamlar ABD’ye kabuklu deniz ürünü satıyor. Hadi onlar, Fransa’nın öz yönetime sahip deniz aşırı toprağı. Güney Afrika haritasının ortasında ara ki bulasın küçücük Lesotho Krallığı ne yapsın! ABD’nin geçen yıl bu ülkeden ithalatı topu topu 237 milyon dolar; Lesotho yurt içi hasılasının yüzde 10’undan fazlasına tekabül eden bir rakam. ABD’nin toplam mal ve hizmet ithalat hacmi ise yılda 3.8 trilyon dolar.
Beyaz Saray’ın Gül Bahçesi’nden savrulan “Yakın uzak, dost düşman herkes bizi yağmaladı, talan ve tecavüz etti” sözlerini hak etmedikleri ortada.
Trump tarafından alaya alınmayı da hak etmemişlerdi. Başkan geçen ay Kongre’ye hitabında dış kalkınma yardımlarını nasıl budadıklarını anlatırken, “Kimsenin adını duymadığı Afrika ülkesi Lesotho’ya LGBT+ teşviki için 8 milyon dolar veriyoruz” demiş, Cumhuriyetçi Kongre üyelerini pek eğlendirmişti. Aslında ABD, dünyanın en yüksek HIV oranına sahip Lesotho’ya tıbbi yardım ve gençler arasında farkındalık oluşturmak için sosyal destek sağlıyordu. Bu arada USAID kapatılarak yardımların kesilmesine ön ayak olan Elon Musk’ın Güney Afrika doğumlu olduğunu hatırlatalım. Şimdi gidici olduğu konuşuluyor.
PENGUENLERE DE TARİFE
Trump’ın yeni tarifeleri, ABD’nin her ülkeyle ticaret açığının, o ülkeden yapılan ithalatın toplam değerine bölünmesiyle hesaplandı. Sonuçta, ABD’den sınırlı ithalatı olan küçük ekonomiler fena etkilendi. Kamboçya yüzde 49, Laos yüzde 48, Madagaskar yüzde 47, Vietnam yüzde 46… Üstelik Kamboçya, Vietnam ve yüzde 36 tarife getirilen Tayland iyice haksızlığa uğradı, çünkü önceki ABD yönetimleri tedarik zincirlerini Çin’den bu ülkelere kaydırmak için hayli çaba harcamış, nitekim sonuçta kazançlı çıkmışlardı. Ancak o devir sona erdi.
Sosyal medyada finansçı tayfası arasında yayılan ve kimilerince alay konusu olan “vergi hesaplama formülü”nü ilk New York Times duyurdu. Gazeteye göre uygulanacak gümrük tarifeleri iki adımda hesaplanmıştı: 1 - ABD’nin ilgili ülkeyle ticaret açığı alınıyor, o ülkenin ABD’ye yaptığı ihracat rakamına bölünüyor. 2 - Elde edilen rakam ikiye bölünerek ilgili ülkenin tabi olacağı vergi oranı bulunuyor.
Birinci adımda çıkan sonuç, Trump’ın tabloda da gösterdiği üzere ilgili ülkenin ABD mallarına uyguladığı gümrük vergi oranı – reel veri olmadığı yönünde itirazlar var. İkinci adımdaki bölme işlemi neden yapılıyor, mantığını çözebilen yok ama Trump’ın gönlünden kopmuş; nezaketinden vergi oranını yarıya indirdiğini söylüyor. Gerçi ABD Ticaret Temsilciliği’nin sitesinde hesabın nasıl yapıldığına dair uzun bir açıklama ve formül de var, ancak ithalat ve ihracat rakamlarıyla listedeki oranların sağlaması yapılınca NY Times’ın öne sürdüğü formül çıkıyor.
Sağlamayı yapan ekonomi yazarı James Surowiecki X hesabından soruyor: “Bu kadar tesadüf olur mu?”
“Kitlelerin Bilgeliği” kitabından tanıdığımız Surowiecki, birkaç problemli alana daha dikkat çekiyor: ABD’nin dış ticaret açığı hesaplanırken sadece ilgili ülkelerin ihraç malları dikkate alınmış. Oysa hizmet sektöründe ABD’nin bütün dünyaya karşı kayda değer oranda fazlası var, özellikle de güçlü teknoloji şirketleri sayesinde. Ayrıca Trump, “karşılaştırmalı üstünlük” ilkesine aykırı hareket ediyor. Örneğin ABD, Endonezya’ya kahve ihraç etmediği halde (zaten hiç kahve ihracatı yok), Endonezya’dan ithal ettiği kahveye yüzde 32 tarife getiriyor.
Alman ekonomist Claus Michelsen ise ABD’yle ticaretinde açık veren ülkeler yönünden aynı formülle bir hesap yapmış. Buna göre Cebelitarık’ın ABD’ye yüzde 75.000 oranında tarife uygulaması gerekiyor. İran’ın yüzde 681, Vatikan’ın ise yüzde 238.
Trump’ın ticaret savaşından yüzde 10 tarifeyle ucuz kurtulan adacıklar da var. Mesela Hint Okyanusu’ndaki Heard ve McDonald Adaları. Avustralya’ya bağlı bu volkanik adalara da gümrük vergisi getirildi ama kral penguenlerle foklardan başka yaşayan yok, tamamen ıssız. Dolayısıyla mal ihracatı da yok. Antarktika’ya kısa mesafede, dünyanın en ücra köşelerinden buzullarla kaplı adalar UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde. Fakat bir şekilde Trump’ın listesine de girdiler. Avustralya’nın batı kıyısındaki Perth’ten tekneyle iki haftalık mesafede olduğu söyleniyor. İnsanoğlu tahminen en son 10 yıl önce ayak basmış adalara.
Dolayısıyla Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’in yüzde 10 tarifeye tepkisi şöyle oluyor: “Dünyanın hiçbir yeri yeterince güvenli değil…”