İKİ kutuplu soğuk savaşın sona ermesinin ardından gelen vekalet savaşları da bitmek üzere…
Savaşın yeni alanının vergilerin silah gibi kullanıldığı ticaret olacağı açık.
Çünkü yarım asırdır ticaretin kaymağını yiyen ABD başta olmak üzere batı, Asya’da büyüyen ticaretin oligopole dönüştürdüğü pastasından daha fazla pay almaya başlamasından rahatsız.
ABD Başkanı Trump da göreve geldiği günden bu yana yeni tip savaşının adımlarını atıyor.
Trump, en büyük adımı da bugün açıklayacağı ithal mallara getireceği vergiler ile başlatacak.
ÜRETİCİ ÜLKELER WASHİNGTON’DA…
Şurası açık ki ABD’nin özellikle de Asya ve Avrupa’da hatta, yanı başındaki Meksika veya Kanada’da kendi şirketlerine ait olanlar da dahil ithal edilen otomobillere %25 daha fazla para ödeyecek…
ABD Başkanı bu düşüncesini açıkladığı günden bu yana da Washington’da özellikle ABD’ye otomobil ihraç eden ülkelerin liderleri veya bakanları, Beyaz Saray’ın yeni silahının kendisini de vurmaması için çaba gösteriyor.
ABD medyası dün buna ilişkin çok sayıda haberle doluydu.
ABD firmaları da dahil aralarında Japonya’nın da bulunduğu birçok Avrupa, Asya ülkesi Washington’u ziyaret edip, “Kararınızın bizi dışarda tutması halinde şunları yapmaya hazırız” mesajını iletmiş.
Örneğin Trump’ın göçmenlerinden sürekli yakındığı, sınırına duvar örme kararını aldığı Meksika, vatandaşlarının ABD’ye geçişini engellemek için binlerce ulusal muhafız askerini sınıra yerleştirme kararı almış.
Güney Kore, ABD imalatını genişletmek için 21 milyar dolar yatırım yapma kararını iletmiş.
Japonlar ise eli biraz daha yükseltip bir trilyon dolar yatırım yapmayı vaat etmiş; üstüne daha fazla ABD doğal gazı alma teklifinde bulunmuş.
ABD dahil birçok otomobil üreticisi ülkenin otomobillerinin montajını veya yapımını gerçekleştirdiği Kanada da benzer tekliflerle Washington’un kapısını çalmış…
Hatta bazıları “siz yükseltirseniz, aynı oranda biz de sizin ürünlerinize daha fazla gümrük uygularız” restini çekmiş…
Bütün bunların nedeni de açık, Trump’ın bugün açıklayacağı ABD’ye ithal otomobil ve parçalarına %25 gümrük vergisi uygulayacağına yönelik kararı…
Ancak dikkat çeken bir durum var, ABD’deki araç ithalatının yaklaşık %75’ini Meksika, Japonya, Güney Kore ve Kanada’dan gelenler oluşturuyor.
MEKSİKA VE KANADA’DA ÜRETİYOR
Japon ve Güney Koreli otomobillerin ağırlıklı bölümü de Meksika veya Kanada’da üretiliyor…
AB ülkelerinden gelen otomobillerin ağırlıklı bölümünü ise Alman araçlar oluşturuyor.
Almanya’nın bütün otomobil ihracatında ABD dörtte üç gibi yüksek yer tutuyor…
Dikkat çeken bir başka nokta ise firma ABD’li olmakla birlikte Meksika ve Kanada’da üretilen otomobillerin de benzer vergiyle karşılaşacak olması…
Bu da ister istemez ABD’de üretilen ürünleri ile Kanada ve Meksika’da üretilenler arasında ciddi bir fiyat farkını ortaya çıkaracak olması…
Otomobil galerisi sahipleri, gelecek vergileri öngörerek ellerindeki otomobilleri bir an önce çıkarmak için ciddi kampanyalara yönelmiş.
Hepsinin geçmişten çok daha fazla otomobil satışı yaparak büyük kar elde ettiğinden söz ediliyor…
Yeni vergilerin bir pikap tipi kamyonette 10 bin dolar gibi fark yaratırken, otomobillerde de en az 4 bin dolar gibi bir oran yaratacağı öngörülüyor.
ABD’Lİ FİRMALARI DA VURACAK
Otomobil üreticisi yerli ve yabancı ülke firmaları ortaya çıkan bu yeni durumu bir nebze olsun lehlerine çevirebilmek için bazı sektörde birlikte oldukları firmalarla görüşmelerde bulunmuş.
Örneğin General Motors, Chevrolet Blazer’ını Meksika’da üretiyor, Ford Motor da Kanada’nın Ontario kentinde üretilen motorlarını pikap kamyonunda kullanıyor…
Ford, bakmış ki çare olmayacak, Kanada’da ürettiği çok sayıda Windsor marka otomobil motorlarını ABD’de stoklama yoluna gitmiş…
Ancak bu yeni durum bazı otomobil firmalarının borsa değerinin %2-6 oranlarında düşmesinin önüne geçmemiş…
ELON MUSK DA ETKİLENECEK
İşin ilginç yanı, Trump’ın en yakın dostlarından Tesla’nın sahibi olan Elon Musk da bu durumdan en çok etkilenecek isimler arasında bulunuyor.
Çünkü Tesla otomobillerinin bazıları, Washington’un en büyük rekabet edilecek güç, daha doğrusu ekonomik düşman ilan ettiği Çin’de üretiliyor.
ABD Ticaret Bakanlığı da yeni vergi oyunu için hazırladığı ülkeleri değerlendiren 400 sayfalık raporunun 50 sayfasını Çin’e ayırmış…
ÇİN, FİLM PRODÜKSİYON SEKTÖRÜNÜ ELE GEÇİRDİ
Çin’in ABD ürünlerine getirdiği kısıtlamalar ile yüksek vergileri sıralanmış; bunların içinde en dikkat çekenler ise sanıldığı gibi otomobil değil.
Çin’in bilişim bulutu, film prodüksiyonu, internet hizmeti, ekspres teslimat ve hukuk hizmetleri geliyor…
Bir zamanlar dünyanın en büyüğü olan Hollywood’un da Çin tehdidinde olduğu anlaşılıyor.
HEPSİNİ KARŞISINA ALINCA
Bu kadar ülkeyi karşısına alan ABD, mütekabiliyetle karşılaştığında ne yapacak?
Çin bir yana, en çok ihracatını gerçekleştirdiği dünyanın en kalabalık ülkeleri arasında bulunan Hindistan ve Pakistan’a ticaretinde meydana gelecek olumsuzlukları nasıl giderecek?…
Ayrıca, ABD’nin koyduğu yüksek vergiler nedeniyle batılı ülkeler ister istemez ürünlerini satabilmek için farklı pazarlara yönelecek; daha ucuza satacak.
Bu da ABD mallarını almakta olan tüketicilerin, diğer ürünlere yönelmesini beraberinde getirecek.
Çin de bu aşamada en çok kazanan haline gelecek.
Darbe vurmak isterken, hem kendi yurttaşına, hem de yurt dışındaki satışına en büyük darbeyi vurmuş hükümet haline dönüşecek.
TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLEYECEK
Trump vergileri ister istemez Türkiye’yi de etkileyecek.
Nitekim bir süre önce çelik ve alüminyum ithalatına dönük Washington’un getirdiği %25 oranındaki ek vergi Türkiye’deki bir çok üreticiyi ciddi oranda etkilemişti.
Türkiye ABD’ye ciddi oranda demir ve çelik ihracatı yapan ülkeler arasında sıralanıyor; mobil sanayinde kullanılan alüminyum da ek vergiden etkilenmesini sağlıyor…
Yine ABD’deki bazı otomobil firmalarının yedek parçaları Türkiye’de üretiliyor.
ABD menşeli olan spor giyim eşyaları, malzemeleri, oyuncak sanayinin de üretim merkezi Türkiye…
Trump hükümeti bugün itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.
Bu yenidünya düzeninin oyununda nasıl bir sonuç alınacağını ise kimse öngöremiyor…
Gerisinde de soğuk savaşın ardından gelen bu yeni savaşın kurallarının nasıl gelişeceğini bilmemek yatıyor.