Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Esin Övet Anneler, babalar özellikle siz susmayın! Kız çocuklarınızın yanında durun!

        Konya Meram Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir göz doktoruna genç bir kadın muayene olmaya gidiyor. Odaya giriyor ve doktor şu cümleyi kuruyor: “Teşhircileri muayene etmiyorum.”

        TEŞHİRCİ!!!

        Genç kız, duyduğu bu sözün şokuyla “Bana teşhirci mi dediniz?” diye soruyor. Sesi titriyor, isyan ediyor. Yanında bulunan annesi ise kızını susturmaya çalışıyor. Bunun üzerine genç kadın dönüp annesine, “Anne! Sen bana nasıl teşhirci denmesini kabul edebiliyorsun? Teşhirci ne demek? Siz bana böyle bir tabir kullanamazsınız!” diye haykırıyor.

        Kız ağlıyor, sesi titriyor, yükseliyor. Çünkü sadece doktorun hakaretine değil, annesinin onu yalnız bırakmasına da kırılıyor. İşte tam da burada hepimizin empati yapması gerekiyor. O genç kızın yaşadığı travmayı, öfkeyi, yalnızlığı, hakareti düşünün.

        Üstelik kızın kıyafetinde hiçbir açıklık, abartı yok.

        Ama olsa ne fark eder?

        Hipokrat yemini etmiş bir doktorun, hastanın kıyafetiyle değil göz sağlığıyla ilgilenmesi gerekmez mi?

        Üstelik aynı doktorun geçmişte attığı tweetlerde 13 yaşındaki bir çocuğun evlenmesine göz yumulmasını savunduğu ortaya çıkıyor. Dahası, “Konya’da bile göbeği, göğüslerinin yarısı, omuzları, bacak uyruğunun yüzde 80’i açık tipler türedi” diye yazmış.

        Soruyorum size: Bacak uyruğu nedir bey amca? Allah aşkına işiniz kadınların bedenine bakmak mı, göz sağlığını korumak mı?

        Gerçekten akıl tutulması yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz.

        Anneye mi yanayım?

        Doktorun hadsizliğine mi?

        Yoksa gencecik bir kızın uğradığı iftiraya mı?

        Of ki ne of! Bu çirkin yüzyıla denk geldiğimiz için kendimize mi yanalım, bilemiyorum.

        O cesur, yürekli kız kutluyorum. Ama annesine söyleyecek çok söz var. Kendisine "Anne" kelimesini dahi kullanmak istiyorum. O kadar yazayım gerisini siz okuyucuya bırakıyorum.

        ***

        Lütfen

        Anneler susmayın.

        Babalar siz hiç susmayın.

        Kız çocuklarınızın yanında durun, onlara güvenin, arka çıkın. Yoksa genç kızlarımız bu psikolojiyle heba olup gidecek. Doğurmakla iş bitmiyor. Anneler susmayın!

        Bu ülkede susan anneler yüzünden kaç genç kız tacize uğradı. Kaç genç kız heba oldu!!!

        ***

        Kadın kadının yanında olmalı

        Önceki gün; “Kadın kadına destek olursa güçleniriz. Erkekler nasıl birbirini koruyorsa, biz de birbirimizi korumalıyız. Yoksa bu düzen değişmez" diye yazdım yine kopyala yapıştır yapıyorum.

        Bir, bir daha iki!

        Birbirimize arka çıkmalı, korumalı, kollamalıyız.

        Yoksa bu işler çözülmeyecek, bitmeyecek!

        ***Şükür ama yetmez!

        Olayın ardından Sağlık Bakanlığı ve Konya Valiliği soruşturma başlattıklarını duyurdu.

        Eve işte, budur ama yetmez!

        Bu olay cezasız kalmamalı. Ki diğer doktorlar da anlasın: Hipokrat yemini etmiş bir doktor, hastanın bedeniyle değil hastalığıyla ilgilenmek zorunda olduğunu.

        ***

        Biz neler atlattık

        Nebahat Çehre; “‘Buradan düşersin’ dedikleri köprülerden geçtik. ‘Boğulursun’ dedikleri okyanuslarda daha derine daldık.

        ‘Uçulmaz’ dedikleri göklerde pelerinimizi havalandırdık. ‘Taşlı’ dedikleri yollara kırmızı halı serdirdik. Yani demem o ki; utanmak bir hamur işidir. Hamurunda utanmak yoksa, önünü kesen de, işini baltalayan da adam olmaz. Sizinle gurur duyuyorum. Yanınızdayım" dedi taciz iddialarından sonra.

        İşte budur!

        Ne yazık ki kadınları sevmiyorlar.

        Dertleri, güçlü ve ayakta duran özgür kadınlar.

        En çok da başını öne eğmeyen kadınlardan korkuyorlar. Bu yüzden; evet, yollarımıza güller dökülmüyor.

        Hatta bazı kadınların yolu mayınlarla dolu.

        Ama yine de yıkamıyorlar. Çünkü biz birbirimize sarıldıkça güçleniyoruz hanımlar!!!

        ***

        Olabiliyormuş demek!

        Komedyen ve yazar Kaan Sezyum, hakkında çıkan taciz iddialarını kabul ederek özür diledi. Kaan Sezyum; “Yaşattıklarımdan ötürü pişmanım ve çok üzgünüm. Bu davranış bozukluklarımı gidermek için psikolojik destek almaya başladım. Bundan sonra kimseye zarar vermemek için çabalayacağım" dedi ve devam etti. Demek ki olabiliyormuş.

        Demek ki yaptığın çirkinliğin farkına varıp özür dileyebiliyormuşsun.

        Darısı diğer tacizcilerin başına!