Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Nagehan Alçı Bir gazeteci savaş planlarının ortasına düşerse…
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        “Dünya 15 Mart’ta saatler 14’ü göstermeden az önce ABD’nin Yemen’deki Husi hedeflerini vurduğunu öğrendi.

        Ben bunu saldırıdan iki saat önce biliyordum. Bilmemin sebebi ise Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bana savaş planını 11.44’te mesaj atmasıydı. Plan silahlar, hedefler ve zamanlama ile ilgili çok detaylı bilgiler içeriyordu…”

        Dünyayı çalkalayan hikayenin sahibi, ABD’nin en önemli uluslararası politika gazetecilerinden kabul edilen Jeffrey Goldberg, içinde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Savunma Bakanı Hegseth ve istihbarat ve güvenlik yetkililerinin olduğu gizli mesajlaşma grubuna dahil edilmesinin haberini The Atlantic’te bu cümlelerle başlayan uzun bir yazıyla anlatıyor.

        Gizli bilgi mi değil mi?

        Trump yönetimi ve CIA Başkanı John Ratcliffe olmak üzere gruptaki isimler Goldberg’ün gruba ‘yanlışlıkla’ dahil edildiğini kabul ediyor ancak paylaşılan bilgilerin gizli olmadığını ileri sürüyor.

        Signal üzerinden kurulan grubun mesajlaşmalarında ABD Başkan JD Vance, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Waltz saldırının zamanı, silah sistemleri ve Trump’ın konuya yaklaşım tarzı ile ilgili kritik bilgiler veriyor.

        Gerçi Zelenski’ye kurdukları sürreal tezgahtan sonra hiçbir şey bizi şaşırtamaz ama o yazışmalarda Vance’in Avrupa’ya yönelik küfürlü göndermeleri, Trump’ın kişisel yaklaşımlarına dair detaylar vs neler var neler…

        1917 Casusluk Yasasına göre…

        ABD’de büyük bir tartışma başladı: Bu mesajlaşma güvenlik duvarını aştı mı? Bu bir güvenlik açığı mı? Soruşturulacak mı?

        Trump yönetimi bu mesajlarda gizlilik içermesi gereken bilgi yoktu diyor ancak 1917’de ABD’de yürürlüğe giren Casusluk Yasasına göre “ulusal güvenliği ilgilendiren bilgi” kategorisine giren bilgilerin paylaşılması ülkenin güvenliğini zedeleyici mahiyete sahip. Bu bilgilerin gizli sıfatı taşıyıp taşımaması önem teşkil etmiyor. Fakat buna rağmen ABD Savunma Bakanlığı ‘gizli’ ibaresi taşımayan bu nevi bilgilerin paylaşılmasını nadiren şikayet konusu yapıyor.

        Her kritik bilgi haber midir?

        Ancak Beyaz Saray yönetimi paylaşılan bilgiler gizli değil dese de bu bilgileri kucağında bulan gazeteci Jeffrey Goldberg Beyaz Saray’ı yalanladı. Bal gibi gizlidir, dedi.

        Bir gazeteci eline hazine değerinde haber geçse ne yapar?

        Cevap o kadar kolay değil…

        Haberin nereden geldiğine ve başınıza ne getireceğine bağlı olarak dünyanın her yerinde bu sorunun cevabı değişir.

        Nitekim Goldberg ulusal güvenliği tehdit etme ithamı ile yargılanma ihtimaline işaret ederek tüm yazışmayı yayınlamayı reddediyor.

        Parça parça bilgi paylaşımı yapacak anladığımız kadarıyla ancak meslek heyecanıyla ortaya atılmaktansa danışmanları ve avukatları ile kapandı, yapabileceklerinin sınırlarını araştırıyor.

        ABD’deki bu acayip gelişmeleri ülkemde onca şey olurken ve ben bir yandan annemin evini taşımaya çalışırken izliyorum: Hayat burada ve dünyada hiç olmadığı kadar garip ve dev gelişmelerle akıyor.

        Endişe ve umutsuzluk

        Ne mi hissediyorum?

        Şaşkınlık… Ve ürperti.

        Tabii yanına endişe ve umutsuzluğu da koyayım…

        Belirsizlik ile herkesin ayakta olma halinin getirdiği güvensizlik duygusu…

        Nüansların giderek kaybolduğu bir döneme giriyoruz.

        Ara renkler yok. Survival in a jungle.

        Arafta olanın, soru soranın kör karanlıklara itildiği bir süreç.

        Hayatın virajlarının bu kadar sert ve keskin alındığı bir dönemi ben 47 yıllık hayatımda hatırlamıyorum.