Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi esra çoruh, arzu kaprol, moda haftası, istanbul, kış koleksiyonu

        Esra ÇORUH/Moda Dünyası/HT CUMARTESİ

        Paris’ten sonra Arzu Kaprol tasarımları Avrupa sınırlarını da aşarak New York’a ulaştı. Tasarımlarınızın Bergdorf Goodman’da satılması hatta vitrinlere taşınması nasıl oldu? Ben gördüğümde içim içime sığmadı...

        Dört sezon Paris Moda Haftası resmi takvimi içerisinde defile yapmamızın ardından 2013 yılında Paris’te kendi showroom ve ofisimizi açtık. Bu ofisle birlikte, dünyanın en önemli mağazalarıyla çalışan farklı temsilcilerle uluslararası arenada organik büyümemiz başladı. Öncelikle Paris, Milano gibi Avrupa’nın moda merkezlerinde başlayan satışlarımız sonrasında Asya, Ortadoğu ve Amerika’da devam etti. Bergdorf Goodman ile işbirliğimiz, Sonbahar-Kış 201314 sezonunda mağaza içerisinde yaptığımız özel bir Trunk Show ile hayat buldu. Bu işbirliğini Neimann Marcus işbirliği takip etti. New York 5. Cadde’de yer alan Bergdorf Goodman vitrinlerinde New York Moda Haftası sırasında Arzu Kaprol tasarımlarının, sergilenmesi ise tamamen kendilerinin kararı. Harika bir sürprizdi. Vitrinleriyle ünlü bu mağazanın ilk sezonda benim de tasarımlarımı vitrine taşıması bir tasarımcı olarak beni çok gururlandırdı.

        Bu büyük başarının sırrı nedir?

        Sırrı çok çok çalışmak. Sevdiğim, her anından keyif aldığım ve iyi yaptığıma inandığım yaratıcı bir mesleğim var. Tutkuyla yapıyor ve beğenildiğini gördükçe de daha motive oluyorum. Sevdiğin işi yapmak özgürlük ve yaptığın işi sevmek ise mutluluktur bana göre. Bu yüzden kendimi özgür ve mutlu hissediyorum.

        Yurtdışında markalaşma sürecinde ne gibi zorluklar yaşadınız?

        Eminim kolay olmadı. Aklınıza gelebilecek her türlü zorluğu yaşadık ancak inançla ve kararlılıkla yola devam etmek tek motivasyonumuz oldu.

        Tasarımlarınızda zamansız bir duruş var. Bazen sofistike bazen minimal.

        Herhangi bir tasarım ürününün sezon ve zaman kaygısından özgür olması gerektiğini düşünüyorum. Ne zamanla eskimeli ne de gözü yormalı. Bu yüzden her bir tasarım ürünü kendi dinamiğinde bazen mücevher sofistikasyonunda bazen ise su kadar yalın.

        Dünyanın moda başkenti sizce neresi?

        Hangi şehirlerden ilham alıyorsunuz? Moda tek bir merkezden değil çok merkezlilikten besleniyor. Hızlı sosyal iletişim, paylaşım, sokak modası, farklı günlük ihtiyaçlar ve hepsinden önemlisi zamanın ruhu modaya ve yaşamımıza yön veriyor.

        Türk tasarımcıların dünya çapında daha çok tanınması için neler yapılması gerekiyor? Kesinlikle önce tasarıma ve tasarlamaya olan aşklarını sınamaları gerekiyor. Yaratıcı ruhun kendini yönlendirmesi, ifade etmesi, vazgeçmemesi ve bıkmadan, yorulmadan, şikâyet etmeden yaratmaya devam etmesi bu aşkın en büyük sınaması.

        Birçok sosyal sorumluluk projelerinde yer aldınız. Yakın gelecekte yeni bir işbirliği ya da proje planlarınız var mı?

        En son Bir Dilek Tut Derneği ile kendilerinin Disney Prensesleri projesinde birlikte çalıştık. Her sosyal sorumluluk projesinin kalbimizde dokunduğu yer farklı ve her biri çok özel.

        Sevgiye Adanmış Koleksiyon

        Yeni sezon koleksiyonunuzdan bahseder misiniz? Arzu Kaprol kadınını 2014 kış koleksiyonunda neler bekliyor? Kış koleksiyonunuz için nelerden ilham aldınız?

        Sonbahar-kış 201415 koleksiyonu ‘Army of Love’ sevmek için yaşayan ve yaşamak için sevenlere adanmış bir koleksiyon. Özellikle sezon deseniyle, tüm vücuda hayat veren bir kalp atışının canlandığı tasarımlar, yeni bir nefesin tazelik ve derinliğini taşıyor. Sevgiye adanmış ve duyarlı bir gücü arkasına alan koleksiyonda narin ama güçlü, yuvarlak hatlı, volümlü ve feminen bir siluet yaratılıyor. Elektrik mavisi, kadifemsi mor, füme gri, buz beyazı, alev turuncusu, bej ve yeşilin tonlarını tasarımlarda sıkça kullandık. Sıra dışı deri kullanımları, streç piton, yıkanmış ve baskılı ipek, tay tüyü, çift taraflı kullanılabilen, jakarlı dokuma kumaşlar ve güçlü trikolar koleksiyonun ana kumaşlarını oluşturuyor.

        Dikkatimi çeken yeni koleksiyonunuzdaki desenler... Hikâyesini merak ediyorum.

        Sonbahar-kış 2014-15 koleksiyonunda kullandığımız desen, hayatın farklı anlarının izlerini taşıyan ve sevgiyle büyüyen bir güvercinin, tüm dünyanın şu anda geçmekte olduğu fırtınalı dönemde, her zamankinden daha da büyük bir sevme kabiliyetine ulaşmasını simgeliyor. İki ana tasarımda uyguladığımız desende, güvercinin naifliği yıldırım gücüyle yüceliyor.

        Yeni mağazanızı Akasya Acıbadem AVM’de açtınız. Neden bu lokasyonu tercih ettiniz?

        Biraz mağazanın konseptinden bahseder misiniz? Akasya Acıbadem, alışveriş merkezi olarak çok değerli bir lokasyonda. Bizim de buradaki mağazamız en büyük metrekareli mağazamız. Bu sebeple tüm koleksiyonu rahatça sergileme alanına sahip olmamızın yanı sıra, müşterilerimize de keyifli ve ferah bir alışveriş ortamı sunabiliyoruz. Mağazamızın ortasında bulunan ‘‘dilek çeşmemiz’’ ise tüm tasarımlarımızı gerçekleştirirken en büyük dileğimiz olan, müşterimizin kendini iyi hissetmesi adına yaratıldı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ