Dijital platformlarla birlikte dünya yapım sektörü, maliyet açısından avantajlı ve görsel açıdan zengin mekânların arayışına daha fazla girdi. Doğru atmosferi, en doğru bütçeyle bulmanın peşinde olan sektörün ilgisini en fazla çeken ülkelerden biri hiç şüphesiz Türkiye.
Sinemanın en uzun soluklu serisi olan 'James Bond'un 3 filminin birçok önemli sahnesi, Türkiye'de çekildi. Türkiye, yabancı yapımlar için bir merkez olma vizyonunu her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Yatırım teşvik paketleri ve donanımlı stüdyo altyapıya sahip olması Türkiye'yi küresel yapım endüstrisinin vazgeçilmez bir dişlisi haline getirdi. Bunun sonucunda görünen o ki önümüzdeki yıllarda daha çok sayıda yabancı yapımın jeneriğinde 'Filmed in Türkiye' (Türkiye'de çekildi) logosunu göreceğiz.
Indiana Jones: Son Macera (1989) Peki Türkiye'yi bu kıyasıya rekabet ortamında öne çıkaran dinamikler nelerdir?
BÜTÇE AVANTAJI SUNUYOR VE BÜROKRASİYİ AZALTIYOR
♦ Türkiye'nin yabancı yapımcılar için cazibe merkezi haline gelmesinin arkasında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, Türkiye'nin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlamak ve ülkeyi bir stüdyo haline getirmek amacıyla yabancı yapımlara yönelik % 30 nakit iade teşviki uygulaması bulunuyor. Türkiye'deki çekimler sırasında harcadıkları paranın % 30'nun iade edilmesi yabancı yapımların yapımcıları için bir hayli kârlı oluyor
♦ Yerli hizmet ortağı üzerinden yürüyen süreç, bürokrasiyi azaltıyor.
♦ Farklı coğrafi sahneler için ekibi, sürekli uçaktan uçağa taşımak bir yapımcıyı gerek zaman gerekse bütçe açısından bir hayli zorluyor. Türkiye'nin bu konuda adeta doğanın ve tarihin cömert davrandığı devasa bir açık hava platosu olması, yapımcılara büyük bir avantaj daha sağlıyor.
♦ İstanbul'un 2.693 yıllık tarihi dokusu ve metropol kaosu, Kapadokya'nın bir bilim - kurgu filminden fırlamış hissi veren gerçeküstü coğrafyası, Akdeniz ve Ege'nin turkuaz denizi, Doğu Anadolu'nun epik kış manzaraları, Karadeniz'in her tondaki yeşil örtüsü yabancı yapımlar için Türkiye'yi öncelikli kılıyor.
♦ Dizi sektörünün yükselişiyle birlikte son 20 yılda, kamera arkası refleksinin gelişmesiyle, dünya standartlarında görüntü yönetmenleri, ışık şefleri, sanat yönetmenleri ve ses mühendisleri yetişti. Yüksek standartlarında son teknoloji ekipmanların Türkiye'deki kiralama şirketlerinde hazır bulunması ve post-prodüksiyon kalitesinin yüksekliği, Türkiye'ye gelirken yabancı yapımları lojistik masraftan kurtarıyor.
Türkiye'nin bir çekim merkezi olmasının ülkeye katkısını iki ana başlık altında toparlayabiliriz.
Birincisi; yabancı bir yapım için Türkiye'de set kurulması, konaklamadan; lojistiğe, lokal oyuncu istihdamından; yeme - içmeye kadar onlarca sektörü fonluyor.
Son Umut (2014) İkincisi; en organik ve kalıcı reklam aracı olan sinema filmleri ve TV yapımlarının gösterime girmesi / yayınlanmasıyla milyonlarca insanı büyüleyen mekânlar, bir sonraki sezonun turizm rotasına dönüşüyor.
Türkiye'de belgesel çeken TV kanallarından biri olan Discovery Channel oldu. Son 10 yılın verileri, pandemi dönemindeki kısıtlamaların olduğu 2020 ve 2021 hariç, Türkiye'de çekilen yabancı yapım sayısında istikrarlı bir grafik çizildiğini ortaya koyuyor.
SON 10 YILDA TÜRKİYE'DE ÇEKİLEN YABANCI YAPIMLARIN SAYISI
♦ 2016… 143
♦ 2017… 157
♦ 2018… 203
♦ 2019… 275
♦ 2020… 120
♦ 2021… 155
♦ 2022… 224
♦ 2023… 217
♦ 2024… 205
♦ 2025… 205
* Söz konusu rakamlar; sinema filmleri, TV dizileri, TV programları, belgesel yapımlar, video klip, kısa film ve reklam filmlerini içeriyor.
Son yıllarda yıllık 200 barajının üstünde seyreden bu grafik, Türkiye'nin uluslararası arenadaki rekabetçi gücünün en somut kanıtı olarak öne çıkıyor.
Türkiye, sunduğu eşsiz prodüksiyon avantajlarıyla, dünya yapım endüstrisine; "Siz de hikâyenizi burada anlatın" demeye devam ediyor. Türkiye'nin, yürütülen stratejik tanıtım kampanyaları sayesinde çekim merkezi olarak küresel yapım sektöründeki ağırlığını her geçen gün artırdığı görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, uluslararası yapımcıları ve yönetmenleri Türkiye'ye daha çok çekmek için 'Türkiye Invites You' (Türkiye Sizi Davet Ediyor) başlıklı bir hamle başlattı.
Servet Operasyonu (2023) 'Türkiye Invites You' hamlesiyle birlikte yabancı yapımlar için Türkiye'nin avantajlı bir ülke olduğunun altı, dünya sinemasının kalbinin attığı Cannes Film Festivali'nde çizilecek. Engin Akyürek, Dilan Çiçek Deniz, Engin Altan Düzyatan, Görkem Sevindik ve Özge Gürel, Türkiye'nin kültürel ve coğrafi zenginliklerini dünyaya anlatma adına gönüllü olarak sahaya inecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, ünlü isimlerin bu önemli daveti hiçbir maddi talep beklemeksizin, tamamen ülke sevgisiyle kabul ettiklerini belirterek; "Tek bir derdimiz var; ülkemizi ve sinemamızı en iyi şekilde temsil etmek" dedi.
Birol Güven Etkinliklerin stratejik vizyonuna değinen Birol Güven, son bir yılda titizlikle hazırlanan kısa tanıtım filmleri aracılığıyla Türkiye'nin gizli kalmış çekim mekânlarının dünya yapım endüstrisine servis edileceğini müjdeledi. İstanbul'un 2.693 yıllık tarihi dokusundan Kapadokya'nın masalsı peri bacalarına, Ege'nin büyüleyici antik kentlerinden modern plato imkânlarına kadar her detay, düzenlenecek özel bir resepsiyonla dünya yapım devlerine sunulacak.
Gayribeyefendi Savaş Dairesi (2024) Festivalle eş zamanlı olarak dünya yapım endüstrisini bir araya getiren 'Film Marketi' bünyesinde kurulacak Türkiye Standı, 12 - 20 Mayıs tarihleri arasında sektör profesyonellerinin buluşma noktası olacak. Türk filmlerinin küresel pazara açılan kapısı olan bu stantta, yabancı yatırımcılara Türkiye'nin sunduğu avantajlar aktarılacak. Ayrıca yeni hukuki ve mali teşvik sistemleri, ortak yapım olanakları, Türkiye'de film çekmenin ekonomik ve teknik avantajlarını içeren kapsamlı 'Film Yapım Teşvikleri Rehberi' sunulacak.
Türkiye'nin Cannes'daki çıkarma stratejisi sadece görseller ve sunumlarla sınırlı kalmayacak; kültürün en önemli parçası olan gastronomi de devreye alınacak. Gerçekleştirilecek olan özel etkinlikte, Türk mutfağının en seçkin lezzetleri uluslararası konukların beğenisine sunulacak. Yabancı yapımcılar ve yönetmenler, Türk yıldızlarla aynı masada buluşup Anadolu'nun kültürel mirasını damaklarında hissederken, yeni projeleri için Türkiye'yi bir ana mekân olarak değerlendirme fırsatını birebir görüşmelerle yakalayacak.