2015’in bir erken Eylül günü, Berlin-Spandau’da Suriyeli sığınmacı kampından yansıyan tek bir selfie, Almanya’nın açık kapı politikasının sembol fotoğrafı olmuştu. Daha doğrusu dönemin Şansölyesi Angela Merkel’in göçmen politikasının sembolü. Henüz 18’indeki Anas Modamani ile Merkel’in o fotoğrafı, 2015 göçmen akınında diğer bazı AB ülkeleri sınırlarına jiletli tel çekerken ibretlikti.
Suriyeli göçmenlere kapılarını açan Almanya’nın gösterdiği “Willkommenskultur” (hoş geldin kültürü) bir kavram olarak enternasyonalleşti. Ama badireli günlerdi. Aşırı sağ Anas Modamani’yi bazı terör eylemlerinin faili gibi göstermeye çalışıyor, sosyal medyada o selfie paylaşımlarıyla linç kültürü de başlıyordu. Çocuk sokağa çıkmaktan çekinir olmuştu. Zaman geçti, Anas Berlin’de üniversite bitirdi, Alman vatandaşı oldu, şimdi video yapımcısı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali üzerine Almanya’ya sığınan Kiev’li makine mühendisi Anna ile sevgili.
Merkel selfie'siyle ünlenen Anas Modamani bugün 28 yaşındaBeşar Esad devrildikten sonra ilk kez Suriye’ye giderek ailesine kavuştu Anas. Şam’ın banliyösü Darayya’da yıkılan aile evinin yeniden inşasına girişti. Artık günlerinin Şam-Berlin ve savaş bitince Kiev arasında geçeceğini söylüyor. Aşırı sağcı AfD iktidara gelmediği sürece Berlin’i evi sayıyor.
“WIR SCHAFFEN DAS!”
Dönemin bir sembol sözü de vardı. Merkel’in 31 Ağustos 2015 günü sarf ettiği “Wir schaffen das…” sözü; yani biz yaparız, başarırız anlamında. Macaristan ve Avusturya üzerinden gelen 800 bin Suriyeli, Afgan ve Iraklı sığınmacıya sokak gösterilerinde “hoş geldin” diyenler kadar, tepki gösterenler de vardı. Merkel’in parolaya dönüşen deyişini ikinci grubun benimsemesi gerekiyordu.
Mültecilere hoş geldin gösterisiŞimdi Anas Modamani “Ich habe es geschafft” diyor; yani ben yaptım, başardım.
Topyekûn entegrasyon olmasa bile en azından iş piyasasında başaran başkaları da var. Yeni bir araştırmaya göre, on yıl önce Almanya’ya sığınan 18-64 yaş arası göçmenlerin yüzde 64’ü çalışıyor. İstihdam oranı ülke ortalamasına yakın ve yüzde 90’ı sosyal sigortalı. Ancak çocuk bakım hizmetleri yetersiz olduğu için kadın göçmenlerin istihdamı, erkeklerin (% 76) çok gerisinde (% 35). Oysa kadın nüfusun istihdamında ülke ortalaması yüzde 69. Ayrıca kadın göçmenlerin çoğu yarı zamanlı çalışıyor.
AfD MERKEL YÜZÜNDEN Mİ BÜYÜDÜ?
Bu veriler tablonun yarısı, diğer yarısında onuncu yıl nedeniyle Merkel ile hesaplaşma var. On yıldır dillere pelesenk “Wir shaffen das” bugün fazlasıyla dolaşımda, çünkü sağcısı ve solcusuyla siyaset ve medya dahil önemli bir çoğunluk Merkel’in vaat ettiği “yaparız”ın başarılamadığını düşünüyor. O parola Merkel’in 15 yıllık iktidarının en ünlü sözü sayılmakla kalmıyor (zaten fazla konuşmazdı) – aynı zamanda son on yılda Almanya’nın gidişini şekillendiren momentum olarak görülüyor.
Öyle bir on yıllık gidiş ki, aşırı sağın aşırı yükselişi ve ülkedeki kutuplaşmanın faturası bugün Merkel’e kesiliyor. Göçmenlerin karıştığı bıçaklama ve şiddet vakaları devlet kontrolüne olan güveni azalttığı için; mülteci sayısı CDU’nun verdiği rakama göre 6.5 milyona ulaştığı için; işsizler halen sosyal yardım aldığı için; sadece 10 bin göçmen dil sınavını geçebildiği için; konut sıkıntısı nedeniyle kiralar arttığı için; ve bunların toplamında entegrasyonun bedeli sadece ilk dört yılda 23 milyar Euro’ya dayandığı için Merkel suçlanıyor. Kendi partisi CDU’dan fazlasıyla eleştiri yükseliyor.
Bütün bunların toplamında aşırı sağcı AfD’nin marjinal bir partiyken geçen şubat seçiminden ikinci büyük güç olarak çıkması ve bugün iktidarın büyük ortağı CDU’yu anketlerde geride bırakmasında Merkel’in katalizör rolüne işaret ediliyor. Merz Hükümeti sınır kontrolleri, geri çevirmeler ve vize kısıtı gibi sert uygulamalara geçtiği halde, genel kanaate göre hasar giderilemiyor.
Suriyeli sığınmacılar Merkel ile sayısız selfie çektiBaşlangıçta birçok kişi Merkel’in kararını ahlaki ve siyasi liderliğin ifadesi olarak görüyordu. İnsani kriz ortamında, diğer ülkeler sınırlarını kapatırken Almanya sorumluluk alıyor, bir “insani süper güç” kimliği ediniyordu. Milyonlar gönüllü yardımcı oldu, sığınmacılara bağışta bulundu. Anketlerde halkın ancak yüzde 38’i göçmen akınından ürktüğünü söylüyordu. Ayrıca uzun vadede vasıflı işçi açığı böylelikle kapatılabilirdi.
Göçmen düşmanı Pegida'nın protesto eylemiKarara karşı çıkanlara göre ise Merkel yeterli hazırlık yapmadan hareket etmişti. Kayıt, konaklama ve entegrasyon sallapati yürüyor; sosyal yardımlar, dil kursları ve konut inşaatlarının maliyeti kabarıyordu. Nitekim insaniyet ruhu fazla uzun sürmedi. 2015’in ekim ayına gelindiğinde Merkel’in görev onayı da “Wir schaffen das” parolasına verilen destek de düşmeye başlamıştı.
“BİZ DIŞINDAKİLERİ ÖTEKİLEŞTİRDİ”
Liberal medyada, açık kapı politikasını desteklemekle birlikte Merkel’in yönetişim tarzına eleştiriler var bugün. Der Spiegel’deki bir köşe yazısından alıntı:
“Kapıların açılması kararı doğruydu ama Merkel göçmen politikasının iletişimini ihmal etti, toplumun sığınmacıları sindirmesini akışına bıraktı. İnsan onuruna yakışır bir karar almıştı ama, toplumu bir arada tutacak duyarlılığı göstermedi ve derinden bölünmüş bir ülke bıraktı geride. ‘Yaparız, Almanya güçlü bir ülkedir’ sözündeki ‘Biz’ kadar, savaş ve kriz bölgelerinden gelen yüz binlere kapıların açılmasından ürkenler vardı, fakat Merkel ötekileri önemsemedi. Sığınmacılar arasında gerçekten korunmaya muhtaç kadınlar, çocuklar, hasta ve yaşlılar değil de neden potansiyel tehlike olabilecek genç erkekler çoğunluktaydı; Merkel bu gibi problemli alanları aşırı sağın sahasına bıraktı ve kararı eleştirenlerin çoğu, ırkçı tonda mesajlarını yükselten AfD saflarına geçti. Merkel, ARD belgeselinde ülkeye taşıyamayacağı bir yük bindirmediğini, Almanya’nın güçlü ve istikrarlı bir ülke olduğunu ve mültecilerle zenginleştiğini söylüyor ama aşırı sağın yüzde 30 veya daha fazla oy aldığı bir toplum güçlü değil, zayıflamıştır. Sorumlusu Angela Merkel’dir.”
ÖZELEŞTİRİ BEKLENTİSİNE YANIT
Merkel’den bir özeleştiri bekleniyor ama bugünlerde verdiği söyleşiler ve katıldığı programlarda kararından ötürü pişmanlık duymadığını söylüyor. Kitabında da belirttiği gibi “Sığınacak yer arayan insanlara tazyikli su mu sıktırsaydım” cevabını koruyor. Sığınmacılara karşı kaba kuvvete başvurmaya hazır olmadığını ama geriye dönüp bakınca, Suriye’de iç savaş başladığında oradaki insanlar için daha fazlasını yapmadığı için suçluluk hissettiğini anlatıyor.
Bu da 2015'ten sembol fotoğraf - Macaristan sınırında jiletli telleri geçiş“Wir schaffen das” sözüyle Almanya’nın önündeki büyük görevi ifade ettiğini ve bu süreçte ülke insanına umut bağladığını anlatıyor. Aslında şansölyenin kararı yüzünden kendi cephesi Birlik partilerinde çıkan kavganın entegrasyon görevini baltaladığını da kabul etmek lazım.
AfD’nin büyümesinde göç krizinin etkili olduğunu kabul ediyor Merkel; “Aldığım karar AfD’nin güçlenmesine katkıda bulundu. Ama bu, doğru ve sağduyulu bulduğum bir kararı almamam için gerekçe olamazdı” diyor.
Peki AfD nasıl küçültülür? Merkel’in bu soruya verdiği yanıt; “Merkez partiler ve aktörleri AfD ile gerçek bir etkileşim kurmalı. Ülkenin bütün sorunları topyekûn çözülemez. Her şeyi başarabilmek bir demokraside asla mümkün değildir.” Kimseyi tatmin etmeyen üstünkörü bir cevap sayılıyor.
Merkel, açık kapı kararı için yapmadığı özeleştiriyi başka konularda esirgemiyor. Stüdyodaki seyircilerden de soru gelen bir yayında Merkel, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden de sorumlu tutulması karşısında ne hissettiği sorulunca “Eleştirilere alıştım” yanıtını veriyor. Putin tehlikesi malum olduğu halde, ABD’nin baskısına rağmen NATO bütçesine yüzde iki katkıya neden ulaşılmadığı sorusuna karşılık, “Evet, o kötü oldu” diyor ama “Durum o kadar da acil değildi” diye ekliyor. İklimin korunması ve dijitalleşme alanlarında da yeterli işler yapmadığını söylüyor.
Son bir soru: “Duvar yıkılırken saunada olduğunuz için pişman mısınız?” Cevap: “Hayır… Gece yarısına kadar orada değildim.”