Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        KIRK YIL
        (Halid Ziya Uşaklıgil)

        1865 doğumlu Halid Ziya Uşaklıgil’in yaşamının ilk dönemini anlattığı anı kitabı, Kırk Yıl Can Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu. Başta II. Abdülhamid dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve sonrasında yaşananları kendi deneyim ve tanıklıkları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyattan sanata, devrin İstanbul’undan kültürüne kadar birçok konuya dair düşüncelerini açık sözlülükle dile getiriyor. Dönemin edebiyat çevreleri ve saray erbabını da işin içerisine dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı’ya dair sunduğu panoramayla dikkat çekiyor: “Hatıralar arasında bu seyranı nasıl düşündüm ve niçin buna başlıyorum. İnsanların hisleriyle kararları ve hareketleri arasındaki bağlar o kadar dolaşık ve karışık bir yumaktır ki bunu çözmeye, bilmem, daima imkân var mıdır?.."

        2

        ŞİMDİ BURADAYDI
        (Irmak Zileli)

        Irmak Zileli'nin her sayfasında yeni soruların ve ihtimallerin ortaya çıktığı, son sayfasına kadar sürekli yükselen bir merak ve şaşkınlıkla ilerleyen yeni romanı Şimdi Buradaydı, Everest Yayınları'ndan çıktı. Her romanında yeni bir tarz, yeni bir teknik, yeni bir atmosferle okurun karşısına çıkan Zileli, soluksuz ilerleyen kitapta okurunu hızla dönen bir çarkın içinde tutuyor. Şimdi Buradaydı hem toplumsal hem bireysel alanda, kötülüğün belirdiği anlara mercek tutan şaşırtıcı bir kurguya ve anlatıya sahip: Bir cinayeti önleme sezgisiyle hareket eden psikiyatrist Birkan, tehlikeli bulduğu hastasını dikkatle izlemektedir. Hatırlamalar ve soru cevaplar eşliğinde seanslar akıp giderken birbirine geçen olaylar, mekânlar, kayıplar; anneler babalar ve sevgililer; tutkular ve hesaplaşmalar boy gösterir. İpuçları, işlenmiş suçları mı yoksa işlenecek olanları mı göstermektedir?..

        3

        TANRIM PARDON DER MİSİN?
        (Doğan Duru)

        Redd grubunun sevilen solisti Doğan Duru, hayranlarının karşısına bu sefer şiirleriyle çıkıyor. En az şarkıları kadar iddialı şiirleri, “Tanrım Pardon Der misin?” kitabı Gutenberg etiketiyle çıktı. Duru, şiirlerinde; prensin prensese prensip gereği âşık olduğu bir dünyada; varoluşu, kaybedişi, yanılsamayı dile getiriyor. Hayatın sert gerçekliği karşısında hisleriyle yön bulmaya çalışan şiirler; okuru plastik olmayan bir duygu dünyasına davet eden Duru, müzikten ve aşktan aldığı ilhamla albüm tadında bir kitap sunuyor. Doğan Duru, hayata ve aşka dair kaleme aldığı şiirlerden oluşan bu ilk şiir kitabını; yakın zamanda yaşamını yitiren Peyk grubunun solisti “İrfan Alış’a ve onunla ıslık çalan zamanlara” ithaf ediyor.

        4

        FOSFORLU CEVRİYE
        (Suat Derviş)

        Güzelliği dillere destan, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, gökyüzündeki yıldızlardan düştüğüne inanacak kadar saf bir fahişe Fosforlu. İstanbul’un izbe sokaklarının, yangın yerlerinin, mezarlıkların, surların, Tekfur Sarayı harabelerinin ve bostanların en cazip kızı o. Günün birinde hiç tanımadığı bir adam çıkıyor karşısına. Hastalığında ona bakan, itina eden, ilk kez bir kadın olduğunu hissettiren, onu bir et parçası olarak görmeyen bir adam. Ve birden Cevriye’nin karanlıkta bile parıldayan o fosforlu saçlarının alevi yüreğine sıçrıyor. O artık baştan ayağa ateş, baştan ayağa aşk! Suat Derviş, 1948’de tefrika edilen Fosforlu Cevriye adlı romanında, toplumun dışına itilmiş, “öteki” olarak konumlandırılan bir fahişenin hayatını anlatıyor. İstanbul’un farklı sınıflarından karakterlere yer verdiği ve insan sevgisini temel aldığı bu romanıyla, toplumda var olan ikiyüzlülüğe de ironik yaklaşımıyla dikkat çekiyor... İthaki Yayınları'ndan çıktı...

        5

        SEÇİLMİŞ DENEMELER
        (T. S. Eliot)

        Modern şiire verdiği yönle 1948 yılında Nobel Ödülü’ne layık görülen 20. yüzyılın en önemli şair ve oyun yazarlarından T. S. Eliot, “ilgi alanlarının ve görüşlerinin bir tür tarihsel kaydı” olarak tanımladığı bu kitapta edebiyat eleştirisi ve teorisi alanındaki en önemli otuz sekiz denemesini bir araya getiriyor. Everest Yayınları'ndan çıkan kitapta Elizabeth ve I. James Dönemi tiyatrosuna ve Ben Jonson, Christopher Marlowe, John Marston, Thomas Middleton, William Shakespeare gibi bu dönemin önemli şahsiyetlerine; Dante Alighieri, Charles Baudelaire, William Blake edebiyatına; gelenek ile modern arasındaki ilişkiye eğilen T. S. Eliot edebiyat eleştirmenliğindeki ustalığını ortaya koyuyor.

        6

        MİTOLOJİ VE İKONOGRAFİ
        (Bedrettin Cömert)

        Hangi türden olursa olsun, bir sanat ürününün tadılması, onun kavranılmasıyla doğru orantılıdır. Eseri ne kadar çok anlamışsak, elde edeceğimiz haz da o kadar yüksek olacaktır. Anlamak ise, araştırmakla, irdelemekle, aklın dışındaki güçlere elverdiğince az pay bırakmakla, sezgi ve izlenimlerimizi dile döküp başkalarına iletilir hale getirmekle gerçekleşebilir. Sanat eserleriyle izleyici arasındaki uzaklığın nedenini sanat tarihi eğitiminin eksikliğinde gören Bedrettin Cömert, 38 yıllık ömrünü bu eksikliği kapatmaya adamıştı. Çeviri, deneme ve ders notlarıyla Türkiye’de sanat tarihi yazımına katkıda bulunan en önemli isimlerden biri oldu. Cömert’in Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Mitoloji ve İkonografi isimli kitabı insanlığın bağlarını ve bu bağların görsel yansımalarını keşfetmek için bir fırsat, temel bir kaynak.

        7

        GELECEĞİN NORMALİ
        (Rohit Bhargava - Henry Coutinho-Mason)

        Dünya hızla değişirken, geleceği hayal etmek hiç bu kadar önemli olmamıştı. Rohit Bhargava ve Henry Coutinho-Mason, bu kitapla sizi sürükleyici bir yolculuğa, “normal” olarak kabul edeceğimiz geleceğin sırlarını bugünden keşfetmeye davet ediyor. Teknoloji, sürdürülebilirlik, sağlık, iş dünyası ve insan davranışlarındaki devrim niteliğindeki değişimlere ışık tutan Geleceğin Normali, geleceğin yalnızca tahmin edilmediğini, yaratıldığını gözler önüne seriyor. The Kitap Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan kitap, yapay zekadan yenilikçi yaşam formlarına, etik kapitalizmden toplumsal dayanışmaya kadar uzanan 100’den fazla trendi, etkileyici hikayeler ve uygulanabilir öneriler ile ele alıyor; gelecekte karşılaşacağımız fırsatları ve meydan okumaları cesur bir vizyonla analiz ediyor.

        8

        TURTANIN TABANINDAKİ TATLILIK
        (Alan Bradley)

        Buckshaw Malikânesi’nin çürümeye yüz tutmuş duvarları ve taşranın durağanlığına inat hayat bulmuş keskin bir zekâ. Flavia de Luce’un deney tüpleri ve zehir formülleri arasına sıkışmış küçük dünyası, bir sabah kapı eşiğinde gagasına eski bir posta pulu iliştirilmiş ölü bir kuş bulmalarıyla değişir. O anda babasının yüzüne yayılan korku, Flavia’nın merakını tetikler. Derken bahçede bir ceset ortaya çıkar. Daha polis soruşturmasına başlamadan Flavia izleri sürmeye koyulmuştur bile... Domingo Yayınları'nın okurlarla buluşturduğu, yakında beyaz perdede sinemaseverlerin karşısına çıkacak olan, Turtanın Tabanındaki Tatlılık, Hercule Poirot’un akıl oyunlarını, Miss Marple’ın dedikodulardan çıkarım yapma ustalığını ve klasik dedektif romanlarının unutulmaz büyüsünü taşıyan, leziz mi leziz bir cinayet bilmecesi...

        9

        KARANLIK EKOLOJİ
        (Timothy Morton)

        Nesne yönelimli felsefe hareketinin üyelerinden Timothy Morton, Karanlık Ekoloji’de bir yandan biyosferdeki yerimizi aydınlatıyor, bir yandan da bir arada yaşamanın melankolisi ve olumsuzluğuyla dolu, ancak döngü biçimini keşfettikçe eğlenceli, anarşik ve komik bir şeye dönüşen ekolojik krizin mantıksal temellerini araştırıyor. Morton, felsefe, antropoloji, edebiyat, ekoloji ve biyolojiyi bir araya getirerek insan dışı varlıklarla bağlarımızı yeniden kurmayı ve içinden geçtiğimiz karanlık, tuhaf döngüyü aydınlatabilecek oyunbazlığı ve neşeyi yeniden keşfetmemize yardımcı olmayı umuyor. Tellekt etiketiyle okurla buluşan Karanlık Ekoloji depresyon olarak karanlıkta başlar. Ontolojik gizem olarak karanlığı kat eder. Kara tatlılıkta sona erer.

        10

        DEVLETİN KÖKENİ
        (Dr. Mehmet Altun)

        Dr. Mehmet Altun, Minotor Kitap'tan çıkan 'Devletin Kökeni' kitabında referansı arkeoloji olan kanıt ve belgelerle devlet olgusunu kuramsal bir bakış açısıyla ele alıyor: "Yakındoğu’da devletin ortaya çıkış süreci son yarım yüzyıldır arkeologlar ve eskiçağ tarihçileri tarafından sıklıkla tartışılmaktadır. Sürecin nasıl başladığına dair çiviyazılı kayıtlar yanında, kazılan merkezlerin boyutları ve niteliği, popülasyon, işgücü ve meslek grupları, dini ve idari oluşumlara ilişkin arkeolojik kanıtlar da bir o kadar önemli olmuştur. Artık bu verilerden devletin temel kriterlerine ilişkin çıkarımlar yapabiliyoruz. Ancak Eski Yakındoğu’da devletin tanımı hâlâ tartışmaya oldukça açıktır. Zaten günümüz dünyasında tanımlanmış ve sınırları keskin kavramlara oldukça uzağız..."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ