Gazze’de soykırımın ardından Batı Şeria’ya sıradaki hamle: İsrail 'egemenlik planını' masaya koydu
İsrail'in savaş kabinesi "Kabinett", yarın kritik bir toplantı gerçekleştirecek. Toplantıda yalnızca Gazze'deki savaşı ve esir takası müzakerelerini değil, aynı zamanda Filistin devletini tanımaya hazırlanan dünya ülkelerine karşı atacağı adımları da ele alacak. ABD'li siyasi kaynaklara göre masadaki en kritik başlıklardan biri, Batı Şeria'da 'egemenlik ilanı'; yani ilhak planı olacak. Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin'in haberi.

Netanyahu hükümeti, Batı Şeria ve Filistin'le ilgili kritik bir karar almanın arefesinde.
İsrail hükümetinin taslak planı, fiilen işgal altındaki Batı Şeria’nın resmen İsrail toprağı ilan edilmesi anlamına geliyor.
Böyle bir adım, Birleşmiş Milletler kararlarıyla teyit edilmiş olan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak.
Gazze’den Batı Şeria’ya yeni cephe
7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen savaş, uluslararası kurumlar tarafından soykırım olarak nitelendiriliyor. Filistinli kaynaklara göre 60 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, yüz binlerce kişi yerinden edildi. BM kuruluşları, Gazze’de artık resmen kıtlık ilan edildiğini bildiriyor. Bu tabloya rağmen, İsrail yalnızca Gazze’deki yıkımı derinleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda Batı Şeria için de ilhak planını devreye sokuyor.
Son aylarda Batı Şeria’da ev yıkımları, zorla tahliyeler ve hızlandırılmış yerleşim faaliyetleri artarken, şimdi Netanyahu hükümeti bu süreci “egemenlik” ilanıyla taçlandırmayı hedefliyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, geçtiğimiz haftaki oturumda bu adımı bir “sembolik zorunluluk” olarak savunmuş, hatta Filistin Yönetimi’nin tamamen lağvedilmesini talep etmişti. Ancak bu öneri, İsrail güvenlik kurumları içinde bile tepkiyle karşılandı.
Filistin’i tanıma dalgasına karşı ilhak silahı
İsrail’in bu hamlesi, tam da Batı dünyasında Filistin devletini tanıma dalgasının yükseldiği bir döneme denk geliyor. İngiltere, Fransa ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülke, Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda Filistin’i tanımaya hazırlanıyor. Hali hazırda 193 üye devletin 149’u Filistin devletini tanımış durumda. Geçtiğimiz Temmuz sonunda ise Fransa, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Portekiz’in de aralarında bulunduğu 15 Batılı ülke, ortak bir bildiri yayımlayarak Filistin devletinin tanınması ve ateşkes çağrısı yapmıştı.
Buna rağmen İsrail, diplomaside yalnızlaşmak yerine içeride daha radikal kararlar üretmeye yöneliyor. Dışişleri Bakanı Gid’on Sa’ar, Filistin’i tanıyacak ülkelerle diplomatik ilişkilerin kesilmesini ve Kudüs’teki Fransız Konsolosluğu’nun kapatılmasını önerdi.
“İsrailleşen” mantık: Daha fazla işgal, daha fazla çatışma
Uluslararası toplum, Gazze’deki vahşetin ve on binlerce sivilin ölümünün ardından hâlâ yaraları sarmaya çalışırken, İsrail’in Batı Şeria’yı da resmen işgal planı, bölgede yeni bir ateş çemberi yaratıyor. Bu adım yalnızca Filistin halkının özgürlük umudunu değil, bölgesel barış ihtimalini de yok etmeye hazırlanıyor.
Bu tablo, “soykırımdan sonra ilhak” mantığıyla hareket eden ve İsrail’i daha da “israilleştiren” bir anlayışın göstergesi. Gazze’de açlıktan ölüme sürüklenen halk, Batı Şeria’da topraklarından edilmeye hazırlanıyor.
Orta Doğu’nun kalbinde, onlarca ülke Filistin’i tanımaya hazırlanırken, İsrail ise bu adımı sabote etmek için Batı Şeria’yı resmen ilhak etmeye yöneliyor. Gazze’deki soykırımın ardından Batı Şeria planı, bölgenin geleceğini daha karanlık bir döneme sürükleyecek